23 Nisan 2025, 16:28
Günümüzde haberlerde, sosyal medyada, hatta sokak sohbetlerinde sıkça duyduğumuz bir ifade var:
“Bunlar hep dış güçlerin oyunu!”
Peki bu söz sadece bir söylenti mi, yoksa tarihsel ve toplumsal bir dayanağı var mı?
Bu yazıda, bu yaygın söylemi tüm yönleriyle inceliyoruz.
Osmanlı Devleti 19. yüzyılda Avrupa devletlerinden aldığı borçlar ve verilen imtiyazlarla büyük bir dış bağımlılık içine girmişti.
Duyun-u Umumiye, kapitülasyonlar, yabancı şirketlerin iç işlerde etkili olması, halkın belleğinde “bizim üzerimizde hep bir dış baskı var” algısını oluşturdu.
Bu tarihsel gerçeklik, günümüze taşınan bir refleks haline geldi.
Ekonomik krizler, yüksek enflasyon, döviz şokları ya da toplumsal huzursuzluk dönemlerinde halk, iç sorunları kabullenmek yerine dış güçleri suçlama eğilimi gösterebiliyor.
Bu, sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil; dünyanın pek çok ülkesinde benzer örnekler görülebilir.
Türkiye, Boğazlara sahip olması, Orta Doğu'ya komşu olması ve Avrupa ile Asya’yı birleştirmesi nedeniyle gerçekten de birçok büyük gücün çıkar alanında bulunuyor.
ABD, Rusya, AB, Çin gibi aktörlerin Türkiye üzerinde etki yaratmaya çalışması bir gerçek.
Ancak bu, “ülkemiz tamamen dış güçlerce yönetiliyor” anlamına gelmez.
Bazı dönemlerde siyasetçiler, başarısız politikaların veya kötü ekonomik göstergelerin sorumluluğunu üstlenmek yerine,
“dış güçler, faiz lobisi, üst akıl” gibi belirsiz kavramlarla dikkatleri başka yöne çekmeye çalışabilir.
Bu da halk arasında komplo kültürünü besler.
YouTube kanalları, WhatsApp grupları ve reyting odaklı bazı medya mecraları,
kanıtsız iddiaları gerçek gibi sunarak halkın zihninde kalıcı bir “dış düşman” algısı oluşturur.
Örneğin:
“Lozan’ın gizli maddeleri”
“Yer altı zenginlikleri çıkarılamıyor”
“IMF kontrolünde para basıyoruz”
gibi iddialar, belgelenmiş herhangi bir dayanağa sahip değildir ama çok yaygın şekilde paylaşılır.
Türkiye zaman zaman uluslararası güçlerin baskısı ve etkisiyle karşı karşıya kalabilir.
Bu gerçek bir durumdur. Ancak bu baskı; ekonomik, siyasi ve diplomatik yollarla olur ve her zaman "oyun" ya da "komplolarla" açıklanamaz.
Türkiye, egemen ve bağımsız bir devlettir.
İç sorunların çözümünde dış güçler kadar, hatta onlardan önce, iç yönetim politikaları ve halkın tercihi belirleyici rol oynar.
“Dış güçlerin oyunu” söylemi bazen tarihsel gerçekliklerden beslenir, bazen de siyasî söylemlerle büyütülür.
Ancak her sorunun arkasında mutlaka bir “dış düşman” aramak, toplumsal sağduyuyu ve çözüm üretme kabiliyetimizi zayıflatır.
Gerçekleri bilmek, güçlü olmak kadar değerlidir.
Bu tür söylemlere karşı bilgiyle, belgeyle ve sağduyuyla yaklaşmak, en büyük gücümüzdür.
Birlikte şehir efsanelerini çürütüyor, gerçekle aramıza perde çeken tabuları kaldırıyoruz.