19 Nisan 2025, 14:29
Stok yönetimi, üretim ve tedarik zinciri yönetiminin temel taşıdır. Ancak işletmeler genellikle iki uçta hata yapar: gereğinden fazla stok tutmak ya da gerektiğinde elde ürün bulundurmamak. Her iki durum da doğrudan maliyeti ve kârlılığı etkiler.
Malzemenin tedarik süresi içinde oluşabilecek gecikmelere ve ani taleplere karşı elde tutulması gereken en düşük stok seviyesi.
Depolama alanı, sermaye maliyeti ve bozulma riskini göz önüne alarak elde tutulabilecek en yüksek stok miktarı.
Zararları:
Nakit sermayenin stokta beklemesi
Depo maliyetlerinin artması
Fire, eskime ve bozulma riski
Hatalı ürün stoğa girerse tüm üretim etkilenir
Görünmeyen maliyet:
→ Fazla stok, ihtiyaca göre değil “alışkanlığa göre” alım demektir.
Zararları:
Üretim duruşları
Acil satın alma → daha yüksek fiyat
Sipariş kaybı, müşteri memnuniyetsizliği
Fire oranının artması (kalıp ayarı bozulur, verim düşer)
Görünmeyen maliyet:
→ İşçilik ve makine boşa çalışır, kârlılık düşer.
Günlük ortalama tüketim × Tedarik süresi + Fire oranı
Minimum stok × 2 (veya satış/tüketim dönemine göre özelleştirilir)
Zamak tüketimi: 200 kg/gün
Tedarik süresi: 5 gün
Fire: %5
→ Minimum Stok: 200 × 5 = 1000 + %5 = 1050 kg
Maksimum Stok: 1050 × 2 = 2100 kg
Yüksek stok → Aktif büyüklüğü artar → Finansal oranlar bozulabilir
Düşük stok → Üretim kapasitesi kullanılmaz → Birim maliyet yükselir
Karlılık, üretim sürekliliği ve maliyet kontrolü doğrudan etkilenir
“Stok, hem güvenliktir hem risk. Onu ölçmezsen, seni batırır.”
Minimum ve maksimum stok seviyeleri bir tahmin değil, matematiksel bir strateji ile belirlenmelidir.
Bu değerler, hem üretimin akışını hem de finansal sağlığı doğrudan etkiler.
Doğru hesaplanmamış stok seviyesi, gereksiz maliyet ya da kaçan fırsat demektir.